İlmî Makaleler
Akademik ve entelektüel yazıların bir araya geldiği platform. İlahiyat, felsefe, tarih ve sosyal bilimlerde derinlikli analizler.
Dijital Dergi Platformu
Basiretle bakmak, hakikati sezmek.
Görünenin ardındaki manayı aramak için bir mecra. Sadece görmek değil, anlamak; sadece okumak değil, feraset ve basiret ile sezmek için.
Makale
Dergi Sayısı
Yazar
Ezgi Albümü
Neden Tevessüm?
Tevessüm, Kur'ân'da (Hicr 75) geçen ve derin anlamlar taşıyan bir kavramdır. "Mütevessimîn", olaylara sıradan bir gözle değil; feraset, basiret ve hikmetle bakan kimseleri ifade eder.
Tevessüm; basiretle bakmak, görünenin ardındaki hakikati sezmek, işaretlerden manaya ulaşmaktır. Yani sadece görmek değil, anlamaktır. Görmek değil — hakikati sezmektir.
سُورَةُ الْحِجْرِ ﴿٧٥﴾
Hicr Sûresi, 75. ayet
إِنَّ فِي ذٰلِكَ لَآيَاتٍ لِلْمُتَوَسِّمِينَ
Bir İnci Kelime
Tevessüm kelimesi bu kadar hoş olmasına rağmen insanların çoğuna gizli kalmanın bedeli olarak hak ettiği yerde olamamıştır.
Elhamdülillah bu kelime sahildeki çakıl taşları arasındaki inci gibi bana parladı. Aldım kolye yaptım boynuma astım.
Bu kelimeyi isim veya sıfat olarak kullanana hiç rastlamadım vallahi. Sadece tefsirde denk geldim. Bir gün dergi vb bir yayın yaparsak adı şimdiden belli yani, neyse.
Kelime Hicr suresinde geçmektedir.
إِنَّ فِي ذٰلِكَ لَآيَاتٍ لِلْمُتَوَسِّمِينَ
Feraset Ehlinin Sezgisi
Alimlerin ayetteki "mütevessimîn" ile ilgili farklı tefsirleri vardır: Bunun, "Feraset sahibi olanlar", yahut "tahkîkî bir bakışla bakanlar", yahut "tefekkür edip, inceden inceye düşünenler", yahut "ibret alanlar", veyahut "basiret sahibi olanlar" manasına olduğu söylenmiştir. Zeccâc ise: "Bu kelimenin Arapça’daki hakiki manası, "bakış ve incelemelerinde son derece ciddi ve sebatlı olup, eşyanın (her şeyin) alametini, vasfını ve özelliğini bilen kimselerdir" der. "Mütevessim" kelimesi, eşyanın hakikatına delalet eden, hususiyeti araştıran kimse anlamındadır.
Keşşaf’ta; Bu kelimenin aslı, bakarak inceleyenler, bunda sebat edip sonunda bakarak inceledikleri şeyin hakiki vasfını öğrenenler anlamındadır.
Tevilatta ise “Müminin ferasetinden sakının, çünkü o Allah’ın nuru ile bakar.” hadisini verip gerekli açıklamayı yapan imam maturidi, bir alâmete bağlı olarak bir şeyi bilen kişidir. Diye ifade eder kelimeyi.
İmam beydavi ise Ayet metninde geçen mütevessimîn, “mütefekkir olanlar” demektir. İşaretten yola çıkıp bir şeyin hakikatini/ gerçeğini bilenler için kullanılır.
Mukâtil ve İbn Zeyd ise, "basiret sahibi olanlar" ifadesini tefekkür eden kimseler diye açıklamıştır. ed-Dahhak da, ibret ile nazar edenler, bakanlar diye açıklamıştır. Katade de bunu, ibret alan kimseler diye açıklamıştır. Ebû Ubeyde ise, basiret sahibi olanlar diye açıklamıştır. Hepsinin anlamları birbirine yakındır. et-Tirmizî el-Hakîm de Sabit b. Enes b. Malik'in şöyle dediğini nakleder: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Şüphesiz, aziz ve celil olan Allah'ın, insanları tevessüm ile (feraset ile.) tanıyan kulları vardır." el-Tirmizî el-Hakim.
İlim adamları derler ki: "Tevessüm (basiret sahibi olmak)" kelimesi "vesm"den tefe'ul vezninde olup kendisi vasıtası ile varılmak istenen başka bir sonuca delil görülen alamet demektir. O bakımdan, bir kimsede hayrın alametleri görüldüğü vakit, Onda hayrın alâmetlerini gördüm" denilir.
Sa'leb der ki: "Vâsim", tepeden tırnağa kadar sana bakıp süzen kimse demektir. "Tevessüm", aslında iyiden iyiye ve sağlam düşünmek demektir. Bu da "vesm"den alınmadır. Vesm ise, deve ve benzerlerinin derisinde bir demir parçası ile iz yapmak demektir. Tevessüm İse, ancak güzel ve fıtrî bir düşünüş ile keskin bir zekâ ve arı bir düşünce ile mümkün olabilir. Bir başkası da şunu ilave eder: Dünyanın lüzumsuz meşgalelerinden kalbin uzak tutulması, masiyetlerin pisliklerinden arındırılması, kötü huyların bulanıklığından ve dünyanın fuzuli işlerinden ırak tutulması ile olur.
Şöyle de açıklanmıştır: Tevessüm, bir takım alâmetlerle yapılan istidlaller demektir. Kimi alametler herkesin açıkça görebileceği ve ilk anda farkedebileceği türdendir. Kimi alametler ise gizli saklıdır, herkes tarafından görülemez ve ilk anda da İdrâk olunamaz.
Bunları aktardıktan sonra faziletli insanların ve sahabilerin bir bakışta kişiler ve olayların iç yüzlerini anlamalarına dair epey örnekler nakleder.
Bütün bunlar ışığında kelimenin şu gibi manalara geldiğini söyleyebiliriz:
Bu kelime bu kadar değerli iken isim olarak kullanmak kimseye nasip olmamıştı.
Bölümlerimiz
Her bölüm, kendi rengini ve dilini taşıyan bağımsız bir mecradır.
Akademik ve entelektüel yazıların bir araya geldiği platform. İlahiyat, felsefe, tarih ve sosyal bilimlerde derinlikli analizler.
Müzikal keşifler, geleneksel ve çağdaş formların buluştuğu alan. Nota analizleri, dinleti yazıları ve sanatçı portreleri.
Düzenli aralıklarla yayımlanan dijital dergi. Sayı arşivi, özel dosyalar ve seçkiler bir arada.
Kur'an-ı Kerim ayetlerinin derinlemesine incelendiği alan. Birden fazla tefsir kaynağına aynı anda ulaşarak mukayeseli çalışma imkanı.
Yeni Yayınlar

İletişim & Topluluk
Yeni paylaşımlardan, ilmî makalelerden, ezgilerden ve duyurulardan anında haberdar olmak için topluluğumuza katılın.
Hepsi aynı çatı altında; istediğinize tek tıkla geçin.